Hoşgeldiniz

Şimdi bize katılın! Kayıt olduktan ve giriş yaptıktan sonra, konular oluşturabilir, mevcut konulara cevap gönderebilir ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Ayrıca hızlı ve tamamen ücretsiz, bu yüzden ne bekliyorsunuz?

  • Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

Yıllık İzindeyken İşbaşı İçin Çağrılan Özel Personelin İş Akdinin Feshi / Yazılı Bildirim / İşçinin Savunması

Daire/Kurul
ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/764
Karar No
2017/636
Karar Tarihi
27 Mar 2017

Admin

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
Katılım
13 Ocak 2018
Mesajlar
499
Beğeniler
1
Puanları
18
Konum
Ankara
Öne çıkan konu #1
Yıllık İzindeyken İşbaşı İçin Çağrılan Özel Personelin İş Akdinin Feshi / Yazılı Bildirim / İşçinin Savunmasının Alınmaması

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır ...Belediyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin fesih tarihi olan 31/08/2016 tarihinden önce izinli olduğu sırada işbaşı yapması için telefonla arandığını, ancak müvekkilinin şehir dışında olması ve çocuğunun sünneti ile eşinin düşük riski olması nedeniyle yıllık izninin iptal edilmemesini talep ettiğini, müvekkilini ikinci kez arayan amirinin kararsız kaldığını, yıllık iznini iptal etmediğini, aksine gerek duyulması halinde yazılı emir gönderileceğini ifade ettiğini, ancak müvekkiline yazılı bir göreve çağrı ve davet gönderilmediği gibi akabinde iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin kamu personeli olmadığını, taşeron çalışanı olduğunu, Ohal KHK sı ile kamu personelinin yıllık izinlerinin iptal edildiğini, özel personelin izinlerinin iptal edilmediğini, müvekkilinin iş akdinin savunması alınmaksızın feshedildiğini belirterek, fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili belediyenin ihale makamı olduğunu, asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili idarenin özel güvenlik hizmet alımı işinin tamamını diğer davalı şirketten hizmet sözleşmesi yoluyla satın aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; davacının asıl işvereninin diğer davalı belediye olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının 11/07/2016 - 02/08/2016 tarihleri arasında izne ayrıldığını, ülkemizde yaşanan 15 Temmuz olaylarının ardından 18/07/2016 tarihli ve 29774 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan tüm kamu çalışanlarının ikinci bir emre kadar yıllık izinlerinin kaldırıldığı bildiren Genelge doğrultusunda davacının defalarca sözlü olarak Ohal kapsamında izninin kaldırıldığını ve derhal işinin başına dönmesi hususunda uyarılarak işine davet edildiğini, ancak davacının bu davetlere uymadığını, davacının işe dönmemesi ile ilgili tutanaklar tutulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İş akdinin haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadan feshedildiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, feshin geçersizliğine ve davacının ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'ndeki işine iadesine, davalı işverence süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE ve davalılardan müteselsilen tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN: Davalı Belediye Başkanlığı vekili ve davalı şirket vekili başvurmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
A-Davalı şirket vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle;

Ön inceleme yapılmadan tahkikat aşamasına geçilip ilk celse karar verildiği, ön inceleme tamamlanmadan gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilip duruşma günü verilemeyeceği, müvekili şirket adına davaya cevap dilekçesi ve elinde bulunan belgelerin mahkemeye sunulmuş olmasına rağmen ilk duruşmada bu husustan bahsedilmediği, tutanak alına alınmadığı, davacı işçinin sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesi olup mahiyeti gereği iş güvencesi kapsamında bulunmadığı, alt işveren olarak müteselsil sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürmüştür.

B- Davalı Belediye vekili gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin ihale makamı olduğu, asıl işveren- alt işveren ilişkisi olmadığı, davanın husumet yönünden reddi gerektiği, davacının idareden ihale ile iş alan şirketin işçisi olduğu, sözleşmesinin diğer davalı şirket tarafından feshedildiği, teknik anlamda müvekili tarafından yapılan bir fesih bulunmadığı, iş akdinin haklı nedenle feshedildiği, davacının yıllık izinler iptal edilmesine rağmen görevine dönmediği, ard arda işe gelmediğine dair tutanak tutulduğu, feshin haklı nedenle yapıldığını ileri sürmüştür.

GEREKÇE: İleri sürülEn istinaf nedenleri ile dosya kapsamına göre uyuşmazlık; feshin haklı/ geçerli nedene dayanıp dayanmadığı, işe iade koşularının olup olmadığı, davalıların sorumluluğu noktasında toplanmaktadır.

Davalı iş yerinde fesih tarihi itibari ile 30'u aşkın işçi çalıştığı, davacının 6 ayı aşkın kıdeminin bulunduğu, davacının işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili veya yardımcısı ya da işyerinin bütününün sevk ve idare eden ve işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili olmadığı, davanın yasal süresinde açıldığı ve 4857 sayılı İş Kanunun 18,19,20 ve 21. maddelerinde öngörülen dava şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır.

Davacının davalı şirket işçisi olarak, diğer davalının güvenlik hizmetinde çalıştığı, işçi ile şirket arasında düzenlenen sözleşme içeriğinde " belirli süreli" olduğu yazılı ise de verilen hizmetin niteliği, sürekliliği gerektiren işlerden oluşu ve SGK hizmet döküm cetveline göre işçinin çalışmasının aralıksız olması karşısında davalılar arasında asıl - alt işveren ilişkisi bulunduğu, sözleşmenin belirsiz süreli olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının iş akdinin, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle çıkarılan kamu personelinin yıllık izinlerinin iptal edilmesine dair Başbakanlık Genelgesi sebebiyle yıllık izinde bulunan davacının görev yeri olan ...Belediyesinde göreve başlamasının istenmesi ve davacının da bunu kabul etmemesi sebebiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 56.maddesi ile yıllık ücretli iznin işveren tarafından bölünemeyeceği, yıllık ücretli iznin tarafların anlaşması ile bir bölümünün 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabileceği düzenlenmiştir. Aynı kural 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 424. maddesinde de düzenlenmiştir.

Yıllık izinde bulunan işçinin izninin iptal edilerek göreve başlaması işçinin kabulüne bağlıdır. Ancak olağanüstü durumlarda işçinin yıllık izninin iptal edilerek geri çağrılabileceği kabul edilebilir. 15 Temmuz darbe girişimi de olağanüstü bir durum olup davalı Belediyenin özel güvenlik işini ihale verdiği alt şirketten güvenliğin en üst seviyede sağlanmasını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilebilir. Ancak böyle bir ihtiyacın doğduğu ve davacının hizmetine gerek duyulduğu ...Belediye Başkanlığı tarafından diğer davalı şirkete yazılan yazıdan anlaşılmadığı gibi davalı güvenlik şirketinin de davacıya ihtiyaç olduğuna dair ve şirket içinde izinlerin iptal edildiğine dair yazılı iç emir sunamamıştır. İznini bölerek işbaşı yapmasına dair davacıya yazılı bildirim yapılmamış, devamsızlık tutanakları sunulmuş ise de fesihten önce buna dair davacının savunması talep edilmemiştir. Fesih geçersizdir. Davalı Belediye asıl işveren, diğer davalı ise alt işveren olarak sorumludur.

Davalı vekillerinin ileri sürdükleri istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
Davalı Belediye vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,

İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8/3 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 27/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ E. 2017/764 K. 2017/636)