3.HD Yoksulluk ve İştirak Nafakasının Azaltılması / Yetim Aylığının Nafakaya Etkisi / Tarafların Sosyal ve Ekonomik

Daire/Kurul
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/21863
Karar No
2017/9331
Karar Tarihi
7 Haz 2017

Yargı Kararları

Tanınmış Üye
Yönetici
Admin
Kayıtlı Üye
13 Ocak 2018
685
1
18
Ankara
www.yargikararlari.net
#1
Yoksulluk ve İştirak Nafakasının Azaltılması / Yetim Aylığının Nafakaya Etkisi / Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumları Gözetilip, Denge Durumu Da Dikkate Alınarak Ekonomik Durumundaki İyileşme Nedeniyle Nafakanın Hakkaniyet İlkesi Gereğince Uygun Bir Miktarda İndirilmesi

Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili; tarafların boşandıklarını, boşanma hükmü ile müşterek çocuk davalı ... yararına 250 TL iştirak nafakasına ve davalı ... yararına 250 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalı ...'nin 18 yaşını ikmal ettiğini, bu nedenle nafaka ödenmesine ilişkin koşulun ortadan kalktığını, yine davalı ...'ün boşandıktan sonraki ekonomik koşullarındaki gelişmeler ve iyileşmeler sebebiyle yoksulluğunun ortadan kalktığını belirterek, iştirak nafakasının kalktığının tespitine, ödenmekte olan 250 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...; yetim maaşı ile geçinmesinin mümkün olmadığını, başka geliri bulunmadığını, ev kredisi ödediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, davalı ... için Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile mahkemesi sıfatıyla) 2010/326 esas sayılı kararı gereğince ödenmekte olan 250 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına, davalı ortak çocuk ...'nin 07/06/1994 doğumlu olduğu, hal böyle olunca da reşit olduğu, bu suretle (yardım nafakasına dönüştürülmediğinden) iştirak nafakası ödenmesine ilişkin koşulların ortadan kalktığının tespitine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.

TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.

Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre asgari ücret seviyesindeki gelirin de yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK'nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. Sayılı kararında olduğu gibi).

Tarafların yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında, davacının aşçılık yaptığı, Eylül 2015'te işten ayrıldığı ve halen işsiz olduğu, yazlık çalıştığı, senelik 8000 TL geliri olduğu, 400 TL kirada oturduğu, UYAP TAKBİS Malvarlığı Sorgu kaydına göre bir evi olduğu tespit edilmiş; davalı ise 2010 yılı ağustos ayından itibaren 1000 TL yetim maaşı aldığını beyan etmiş, UYAP TAKBİS Malvarlığı Sorgu kaydına göre meskeni ve zeytinliği olduğu tespit edilmiştir.

Davalının yoksulluğunun ortadan kalktığının kabul edilebilmesi için; asgari ücret düzeyinin üzerinde gelirinin bulunması ve gelirinin devam etmesi gerekmektedir. Nafaka alacaklısı kadının eline geçen yetim aylığı miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir. Davalının ölen babasından dolayı aldığı maaş nafakanın kaldırılmasına değil, azaltılmasına etki edecek olgulardandır.

O halde, mahkemece yapılacak iş; davanın açıldığı tarihteki tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı, ancak ekonomik durumunda iyileşme olduğu kabul edilerek, nafakanın TMK'nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince uygun bir miktarda indirilmesine karar vermek olmalıdır. Bu nedenle; mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yoksulluk nafakasının tümden kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (YARGITAY 3. Hukuk Dairesi ESAS 2016/21863 KARAR 2017/9331)