Ceza Daireleri

45 İçtihat

Kişinin Geçmişinde Yer Eden Olumsuz Tecrübelere Dair Haberlere İstenen Her Anda Kolaylıkla Ulaşılması Unutulma Hakkını İhlal Eder

Dava, basın ve internet yoluyla unutulma hakkının ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; internet yoluyla yapılan ve başvuru anına kadar halen erişime açık olan yayın içeriğindeki haberlerin, talep edenlerin kişilik haklarını bu haliyle ihlal edip etmediği, başvuranlar hakkında yapılan haberin güncelliğini yitirmesinin bu duruma bir etkisi olup olmadığıyla, güncel olmasa bile sadece gerçekleri yorumsuz biçimde yazan haberlerin erişiminin engellenip engellenemeyeceğidir. Başvuranın istememesine rağmen, geçmişinde yer eden olumsuz tecrübelere dair haberlere, toplum tarafından istenen her anda kolaylıkla ulaşılmasının başvuranın kişilik haklarını zedelediği sonuç ve kanaatine varılmakla kararın bozulması gerekir.

Hekimin Ameliyat Sonrası Gerekli Takip ve Kontrol Muayenesini Yapma Konusundaki İhmali Nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Kamu davası; hekimin görevi kötüye kullanma iddiası ile taksirle öldürme suçuna ilişkindir. Op.Dr.’un ameliyat sonrası serviste kontrol muayenesini yapmamasının bir eksiklik olduğu ancak hastanın şikayetlerinin gece başladığı, Op.Dr.’un nöbetçi olmadığı, gece boyunca aranmadığı için klinik durumundaki kötüleşmeden haberi olmadığı, hekimin hastanın sevk edildiğini ertesi sabah öğrendiği birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümü nedeniyle Op. Dr.’a kusur atfedilemeyeceği, bu eksik eylem ile ölüm arasında illiyet bağı bulunmadığı, kişinin ameliyat sonrası takip, tedavi ve sevk işlemlerine katılan ilgili diğer hekimlere ve yardımcı sağlık personeline kusur atfedilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağının kesin bir şekilde kurulamadığı, bu nedenle sanığın taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağı ancak bahsedilen raporlar ve tüm dosya kapsamından sanığın ameliyat sonrasındaki süreçte gerekli takip ve kontrol muayenesini yapma konusundaki ihmali nedeniyle eyleminin TCK 257/2’deki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

İki Adli Tıp Raporu Arasında Meydana Gelen Çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan Rapor Alınarak Değerlendirilmesi Gerekir

İki adli tıp raporu arasında meydana gelen çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan bir kez daha rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, ayrıca ameliyatı gerçekleştiren şüphelilerin ölenin öyküsünü de nazara alarak meydana gelen neticeyi öngörüp öngöremeyecekleri tartışılmadan, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporu gerekçe gösterilerek itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir

Elinde Olmayan Sebeplerle Aracı İade Edememesi Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığı

Sanığın, katılandan kiraladığı aracın kaza sonucunda hasar görmesi üzerine, aracı kaportacıya bıraktığı, aksi ispatlanamayan savunmasına göre, katılana da bu konuda bilgi verdiği, katılanın da aracı sanayiden aldığı, bu itibarla, sanığın devir olgusunu inkar etmeyip, elinde olmayan sebeplerle aracı iade edememesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, atılı suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Temel Cezanın Belirlenmesinde Suçun Unsurlarının Teşdit Sebebi Olarak Kabul Edilmesi Suretiyle TCK’nın 61/3 Maddesine Aykırı Davranılmıştır

Temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK’nın 61/3 maddesine aykırı davranılması ve silahlı terör örgütü olduğuna dair karar verilen FETÖ/PDY yapılanmasına üyelikten hüküm verilirken, hükümde atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesinin gösterilmesi kanuna aykırıdır.

Denetimli Serbestlik Tedbirine Uygun Davranmamakta Israr Koşulu Gerçekleşmişse Yargılamaya Devam Edilerek Esas Hakkında Hüküm Verilmelidir

İki kez uyarılmasına rağmen iki defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görüldüğünden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması isteğiyle açılan davada kovuşturma şartı olan ısrar koşulu gerçekleşmiştir. Bu nedenle mahkemece yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, kamu davasının durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

Mağdurun Uğradığı Zararın Karşılanması İçin Herhangi Bir Çaba Sarf Edilmemesi Nedeniyle Objektif Şartları Sağlanmayan HAGB Kararı Verilemez

Sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili katılan tarafından sarf edilen en azından hastaneye gidiş geliş masraflarının ödenmesi yönünde herhangi bir çaba sarf edilmediği, bu nedenle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.